Aziz Sancar – Nobel’e Uzanan Başarı Hikayesi

 Aziz Sancar – Nobel’e Uzanan Başarı Hikayesi

Mardin’in Savur ilçesinden çıkan bir genç adam, yıllar boyu sürdürdüğü azimli ve sistematik çalışmaları sayesinde Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülecekti. Aziz Sancar adındaki bilim adamının başarısı bütün ülkeye örnek olacak, kendi deyimiyle Güneydoğu’dan gelen bir öğrencinin nasıl başarabileceğini herkese gösterecekti. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde fedakarlıkta bulunduğu pek çok şey, Aziz Sancar’ın gelecekte ülkesini gururlandıran bir bilim adamı olmasını sağlayacaktı.

Aziz Sancarın Çocukluk Dönemi

aziz sancar

1946 yılında Mardin’e bağlı Savur ilçesinde, çiftçilikle geçimini sağlayan bir ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Ailesinin maddi durumu hiçbir zaman iyi seviyede olmadı. Aziz Sancar, bunun zorluğunu uzunca bir süre hissetti. Ayakkabılarını sadece okula gittiği zamanlar giyerdi; çünkü ayakkabı bile Sancar ailesi için lüks kabul edilebilecek bir şeydi.

Ailesi okuma yazma bilmemekteydi. Buna rağmen çocuklarının iyi bir eğitim alması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlardı. Aile içinde Arapça, kardeşler arasında ise Türkçe konuşuluyordu.

Aziz Sancar, Mardin’deki ilköğretim ve ortaöğretim yaşamı boyunca okulunun en başarılı öğrencisiydi. Sayısal derslere olan yatkınlığı, Matematik ve Kimya gibi derslerde ön plana çıkıyordu. Ayrıca futbola olan tutkusundan bir türlü vazgeçemiyordu. Lise yıllarında iyi bir kaleciydi. Ancak boyunun bir kaleci için kısa olduğunu düşünmekteydi. 10. Sınıfa geldiğinde kimya öğretmeninden fazlasıyla etkilenmişti. Bu etkiyle birlikte futbolu bırakıp derslerine yoğunlaşmasına karar verdi. Kimya dersini özümsemesi, Sancar’ın ilerideki hedefini belirlemesine yardımcı olacaktı.

Üniversite ve Doktorluk Dönemleri

1963 yılı geldiğinde Aziz Sancar, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanmıştı. Üniversite yıllarında aldığı biyokimya dersleri kendisini fazlasıyla etkilemişti. Hücrelerin mikro evreninde dolaşmak, hücre organellerinin çalışma prensiplerini anlamaya çalışmak Sancar’ı heyecanlandırıyordu. 1969 yılında bölümünü birincilikle bitirerek mezun olmuştu.

Tıp eğitimi alan herkesin bir süreliğine de olsa doktorluk yapması gerektiğini düşünüyordu. Bu fikrine bağlı kaldı ve doğup büyüdüğü Savur ilçesinde bir klinik kurdu. Bu klinikte ücretsiz olarak bölge halkının hastalıklarıyla ilgileniyordu. Kendi açısından Savur’a olan borcunu bu şekilde bir hizmetle ödeyebilirdi. Dönemin Sağlık Bakanı’nın bu durumdan haberi olunca, kendisi iki yıl boyunca sağlık ocağı hekimliği yaptı. Bölge halkının Türkçe konuşmakta zorlanması nedeniyle Kürtçe öğrenmeye başladı. Hatta bazı kadınların Aziz Sancar’ın yazdığı reçeteleri muska olarak sakladığı anlatılmaktaydı.

Amerika’daki Eğitimi ve Çalışmaları

Savur ilçesindeki görevini tamamladıktan sonra 1971 yılında Nato-Tübitak bursunu kazandı ve John Hopkins Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim görmek amacıyla Amerika’ya gitti. Burada karşılaşacağı sorunlardan habersizdi. Önceki akademik çalışmaları nedeniyle kendisine çok güveniyordu. Ancak üniversite ortamındaki arkadaşları ondan uzak durmaktaydı. Bu dönemlerde bir aidiyet sorunu hissetmekteydi. Günde 14 saatten fazla çalışıyor, sosyal aktivitelere neredeyse hiç zaman ayırmıyordu.

Lisansüstü eğitimin sonraki aşaması doktoraydı. Dallas Teksas Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji programına katıldı. Laboratuvarda süren uzun süreli çalışmalar, fotoliyaz olarak isimlendirilen bir geni bakteriler üzerinde çoğaltmasını sağlamıştı. Gen tarafından kodlanan enzimin önemi çok büyüktü. Çünkü enzim, zarar görüp deforme olmuş DNA’nın onarımını yapmaktaydı. Bu kritik buluş sayesinde Aziz Sancar, 1977 yılında doktorasını tamamlamış olacaktı.

Doktorasını tamamladıktan sonra 1982 yılına kadar Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev aldı. Bu sefer hedefi nükleotid kesim onarımı araştırmalarıydı. DNA onarımını alanında doçentlik tezini bitirdi. 1978 yılında meslektaşı Gwen Boles ile evlendi. Bu dönemde yayınladığı bilimsel makaleler büyük ilgi gördü ve Aziz Sancar’ı önemli bir figür haline getirdi.

Nobel Kimya Ödülü

aziz sancar

2015 yılına kadar DNA onarımı, kanser tedavisi ve hücre dizilimi üzerine 415 bilimsel makale, 33 kitap yayınladı. Biyokimya alanına getirdiği yenilikler sayesinde Seçkin Kimyager Ödülü’nü kazandı. 2001 yılında ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçildi. Akademiye katılan ilk Türk olma onurunu yaşadı.

2015 yılı geldiğinde Aziz Sancar’ın hayatı boyunca emek verdiği bütün çalışmalarının meyvesi olarak Nobel Kimya Ödülü kendisine sunulacaktı. Meslektaşları Paul Modrich ve Thomas Lindagl ile birlikte bu ödülü paylaştı. DNA onarımı üzerine elde edilen buluşlar devrimsel bir nitelik taşımaktaydı. Kanser başta olmak üzere pek çok hastalığın tedavisi mümkün hale gelebilirdi.

Nobel Kimya Ödülü kendisine 10 Aralık tarihinde İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf tarafından verildi. Sancar, ödülü ve sertifikasını Anıtkabir’e armağan etti. Kendisine göre elde ettiği başarıların hepsi Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yansımasıdır. Nobel Ödülü günümüzde, Anıtkabir’de bulunan özel bir bölümde ziyaretçilere sergilenmeye devam etmektedir.

Görüşlerinizi yorumlar bölümünden iletebilirsiniz.

Sosyal medya hesaplarımız: instagramfacebooktwitter ve   youtube

Daha Fazla Başarı Hikayesi: Başarı Hikayeleri

Mert Özkan

Benzer Yazılar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir